Anasayfa » Köşe Yazıları » KADININ YAŞAMA KOTASI

KADININ YAŞAMA KOTASI

9 mart da gelecek elbette. Hayat kaldığı yerden devam edecek. Yine, kadınlar tecavüze uğrayacak, yine öldürülecekler, yine çocuk gelinler olacak, yine dövülecekler..

Allaya pullaya 8 martta göklere çıkartılan kadınlar, yere indirilecek, o da yetmeyecek yerin dibine hatta” cehennemin dibine kadar yolun var” denilecek.

Bir günlüğüne , kanatsız melek olan kadın, ertesi gün otoparktaki arabadan, tarladaki sabandan , ahırdaki inekten farklı olmayacak..

Kimi ne ile kandırıyorsunuz? Önce şu 8 mart olayını bir aydınlatalım.. 1857 de yakılan 120 kadın; kadın oldukları için değil, sermayeye direnen işçiler oldukları için yakıldılar. Yani demem o ki, 8 mart işçilerin direniş günüdür bir bakıma.Sonrası farklı gelişmiştir o başka..

8 mart AVM lerden kadınlara pahalı hediye alma veya güzel sözler söyleme günü değildir. 8 martta yaşanan dram, sermayenin emeğe karşı zulmüdür.

Bu günü vesile ederek, vicdanlarınızı bir günlüğüne rahatlatamazsınız.. Kadınlar unutmaz efendiler. Şefkatleri, sevgileri ne kadar derin ve engin ise, hafızaları da o kadar  iyidir.

Gelelim kadın haklarına.. Asıl mesele bu ise; 1934 yılına bir dönün bakalım. Hafızalarınızı yoklayın. Amerika’da yakılan 120 kadını hatırlayarak , Türk kadınlarına  hak verdiğinizi sanıyorsanız,  yaşayacak daha çok kötü günümüz var demektir.

1934 yılında Atatürk’ün seçme ve seçilme hakkı verdiği Türk kadınına, 84 yıldır siz ne verdiniz? Oturun bunu düşünün..  Bir asıra yakın süredir, kadın erkek eşitliğini geliştirip dengeye oturtmak yerine, bugün daha da gerilere götürdünüz kadınları..

Seçme ve seçilme dedik değil mi?. Mecliste kaç kadın var? Siyasi partilerde “kadın kotası” denilen ucube düşünce kimin eseri?  STK larda yine aynı durum. Hangi malı, hangi kotayla, nereye ihraç veya nereye ithal ediyorsunuz?

Siyasette, iş dünyasında kadının yeri nedir size göre? Ya da  evde, sokakta.. ?

Namus kotanızı neye göre ayarlıyorsunuz.? Sizin özgürlüğünüze, hakimiyetinize zeval gelmedikçe sorun yok değil mi?

Elinizin kiri dediğiniz kadınları, kaç ayar demokrasi ile giydiriyorsunuz?

“Tapusu bende” dediğiniz kadınlara, siz 84 yıldır ne verdiniz? İnsan saymadınız, eşya saymadınız, hayvan saymadınız..

8 martın arkasından, 9 mart geleceğini bildiğiniz için çoğunuz mükemmel erkek oldu.. Bir günlüğüne sıktınız dişinizi.

Kavga ederken bile, küfrü kadın üzerinden ettiniz..  Sevindiniz, dilinizde kadın, kızdınız , üzüldünüz yine dilinizde kadın. Diye diye, söve söve bitiremediniz kadını. Cismi olmasa da, cinsi hep dilinizde oldu.. Trafikte, maçta, kahvehanede her yerde.. ! Anamız, bacımız, kızımız, karımız dediğiniz kadınları, iki bacak arasına sığdırıp, dilinizde aşağıladıkça aşağıladınız.

“Kadın hakları” diye bir cümlenin olması bile insanlık dışı.. İnsan haklarının olduğu bir yerde, kadını insandan ayrı bir sınıfa koyup, onun haklarını tartışmak, sizin utancınızdır bunu bilin..!

Velhasıl ;

Dünyada , kadın-erkek eşitliğinde 144 ülke arasında, 130.uncu sıradayız. Sözün bittiği yerdir bu rakamlar..!

Kendinizi  bir erkek olarak tanımlayabilirsiniz,  ama insan olmak için çok daha fazlası gerek..!

“Sözüm meclisten dışarı..! ”

 

Hakkında Saniye Akkoç

Ayrıca Kontrol Et

Ego Pençesine Sıkışmayın

Değerler hızlıca kaybolup, yerini çıkarlara teslim etmiş durumda. Hani denir ya “maya bozukluğu” bir insanın …

Lütfen yorumunuzu belirterek habere katkıda bulunun...