Yasemin Eryıldız

Teşekkürler Şile Belediyesi

Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde ilçede görev yapan gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelerek, hediye takdiminde bulundu.

Şile Belediye Başkanlığı tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler ve İdareciler Günü nedeniyle düzenlenen kahvaltılı programa Şile Kaymakamı Mehmet Nebi Kaya’da eşlik etti.

Basın mensuplarına Ala Restaurant’ta verilen kahvaltıya Şile Yıldız Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Yasemin Eryıldız, Şile Gündem Gazetesi İmtiyaz Sahibi Zafer Ketenci, Şile Haber Gazetesi İmtiyaz Sahibi Nurcan Kırcalı ve Bölgenin Sesi Gazetesi İmtiyaz Sahibi Süleymen Hilmi Eren katıldı.

Yapılan kahvaltının ardından  Belediye Başkanı İlhan Ocaklı öncelikle gazetecilerin “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutladı ve “bu ilçe hepimizin. Hepimiz bu ilçe için en güzelini yapmak zorundayız. Bizlere düşen görevler kadar sizlere de kaleminizle birlikte görev düşüyor. Gazetecilik yapmak kolay değil, basının önemini çok iyi bildiğimiz gibi sizlerin sorunlarını da biliyoruz. O yüzdendir ki bizler her zaman sizlerin yanındayız” dedi.

Belediye Başkanı İlhan Ocaklı kutlama mesajının ardından Şile’de yaptıkları ve yapacakları projeler hakkında da basını bilgilendirerek 2023’e kadar tüm projeleri tamamlayacaklarının altını çizdi. Başkan şöyle devam etti; “önümüzdeki seçimler çok önemli, biz 2024’e kadar görevdeyiz. Halkımız yaptığımız hizmetlerden memnun kalırsa zaten gereğini yapar, biz gece gündüz durmadan çalışıyoruz. Kaymakamımızla birlikte mümkün olduğu kadar tüm resmi prosedürleri hızlı aşmaya çalışıyoruz. Kendileri de bize çok yardımcı oluyor, bu arada “idareciler günlerini de kutluyoruz” dedi.

Şile Kaymakamı Mehmet Nebi Kaya’da “zor şartlar altında görev yapan tüm basın mensuplarının 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutladı ve kendilerine görevlerinde başarılar diledi.

Konuşmaların ardından Belediye Başkanı basın mensuplarına birer hediye takdiminde bulundu.

Gazeteciler de kendilerine bu nazik davranışlarından dolayı teşekkür ettiler.

Gazeteciler GASSOPDER’ de

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile Ulusal ve Yerel Basın Mensupları Gazeteciler Sosyal Sorumluluk Projeleri Derneği (GASSOPDER) Genel Merkezinde buluştu.

Pandeminin  (salgın) en çok etkilediği sektörlerden biride medya, pandeminin 2. Yılında salgının gölgesinde görevini sürdürmeye çalışan basın mensupları 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününde GASSOPDER’ Üsküdar Doğancılarda bulunan merkezinde kahvaltılı toplantıda bir araya geldiler.

Ulusal ve Yerel Basın Mensupları toplantıda yaşanan süreçte birçok sektörün desteklendiğini ne yazık ki sektör ün hatırlanmadığını dile getirdiler. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü bahane bir araya gelmek şahane deyip gülüşmelerin olduğu toplantı. Önümüzdeki süreçte yapılabilecek projeler üzerinde yoğunlaştı.

Gassopder’in yeni merkezinde birçok aktivitenin yapılabileceği salonlar ve donanımlar konukların beğenisini alırken Sahne sanatlarında emeği geçen üç sanatçının isimlerinin salonlara verilerek (NEŞET ERTAŞ, AFiFE JALE, CAHİDE SONKU) yaşatıldığı gözlendi.

Sosyal Sorumluluk Projeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar KABA, Genel Sekreter Emine Tuğba KARADUMAN, Sayman Şaheste GÜNDAY’ çalışmalar hakkında bilgilendirme yaptılar. Sahne sanatlarında Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan UÇ yönetiminde müzik ve çalgı aleti (Enstrüman) kursları,  Kayhan KABAN yönetiminde de Tiyatro atölyesi çalışmalarına başlandığı bilgisi geçildi.

Dernek merkezinde bulunan salonların basın mensuplarının çalışmalarına açık olduğunu söyleyen başkan Yaşar Kaba “salonlarımız sosyal proje kapsamında derneklere açıktır. Basın mensubu arkadaşlarımız her tür toplantı, konferans panel gibi aktivitelerini yine ücretsiz yapabileceklerdir.” Dedi.

2013 yılında dernek Başkanı Yaşar KABA “Biz basın mensupları toplumun atar damarlarından kılcal damarlarına kadar her kesitinde varız, kendimiz için bir şeyler yapmaktan çok uzağız kimsenin de böyle bir derdi yok. İşimiz kamu görevi ise o zamana bizzat tanık olduğumuz toplumsal sorunlara meslek dışından insanlar ile birlikte minik minik projeler ile neden dokunmayalım” diyerek yola çıkar basın mensupları yanı sıra birçok uzmanında üye olduğu derneğe üye olmanın ilk koşulu toplumsal duyarlılık, samimiyet, sevgi, kişisel hırslardan arınmışlık olarak sıralanıyor.

Anadolu Yazarlar Ve Gazeteciler Derneğinden Anlamlı Buluşma

Pandemi nedeniyle bir araya gelemeyen yerel basın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle kahvaltılı programda bir araya geldi.

Geçtiğimiz günlerde olağan kongresini yaparak yeni yönetimiyle güven tazeleyen Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği AYGAD, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle Maltepe’de düzenlediği kahvaltı organizasyonda basın camiasını bir araya getirdi. Anadolu yakasından her ilçeden AYGAD üyesi ve yöneticisi yerel basın temsilcilerinin katıldığı programda birlik ve beraberlik mesajları verildi. Basın camiasının sorunları ve mesleki çalışma şartlarının tartışıldığı programda konuşan AYGAD Başkanı Ahmet Işıkdağ, meslekte eğitim çıtasının çok daha üst seviyelere taşınması gerektiğini ifade etti. AYGAD üyesi her gazetecinin en az bir yabancı dil bilmesi hususunda projeleri olduğunu söyleyen Başkan Işıkdağ, planladıkları kültürel geziler ve sanatsal faaliyetlerle de gazetecilerin ufkunu farklı boyutlara taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Eğitim çalıştayları yaptıkları fakat bunların yetersiz olduğunu sözlerine ekleyen Işıkdağ, şunları söyledi: “10 Ocak Gazeteciler Günü’nün anlam ve önemini burada uzun uzun anlatmaya gerek duymuyorum. Ancak mesleğimizin 2022 yılına girdiğimiz şu günlerde maalesef istenilen konumunda olmadığını görüyorum. Bunun en büyük nedenlerinden biri basında eğitim çıtasının düşük olması. Geçmişte bu çıtanın daha yüksek olduğunu biliyoruz. AYGAD’ın bu anlamda en büyük hedeflerinden biri eğitim çıtasını yükseltmek ve bu sayede mesleğin saygınlığını, itibarını en azından eski konumuna getirmektir. Göreve geldiğimizden itibaren bununla ilgili çalıştay ve kültür sanat eğitimleri gibi bazı çalışmalar yaptık.

. Fakat bunlar yine de yetersiz. Meslekte tam manasıyla birlik ve beraberliği sağlayamıyoruz. Bu konuda biraz daha özveri istiyorum. Mesleği farklı manada olumsuz şekilde kullananlardan arınmamız gerekiyor. Yeniliklere açık olmalıyız. AYGAD basın camiasının önemli bir çatısıdır. Lütfen bu derneğimize sahip çıkalım. Güçbirliğini hep birlikte oluşturabiliriz. Sizlerin desteği ile daha büyük ve önemli işler başaracağımıza inanıyorum.”

Programda daha sonra gazeteciler ve bugüne kadar AYGAD’da kuruculuk ve başkanlık yapmış isimler söz alarak mesleğin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

Kurnaz Tilkii

Yazmadan edemezdim. Yaa bu nasıl yalakalık ruhtur böyle. İnsanın gözüne baka baka, utanma ve arlanma duygularından yoksun, sahte ruhunu dürüstlük abidesi gibi satma derdine düşmeyi nasıl yazmam ki?

Konuşurken ilkelerden ödün vermeyen, duruş nağmeleri atıp, gevşek zihniyeti yüzsüzce satmaya çalışmayı marifet edinmek nasıl bir şeydir anlamakta, anlatmakta mümkün değil. Karşısındakileri  aptal yerine koymak, aptallığın ta kendisi değil midir? Düşüncesizce daldığı dalgalı denizde boğulma ihtimali hiç mi aklına gelmez insanın. Hani bilinmezse sıfat koymak kolayda, burada bilinen tüm doğruları alıp giderken, geride bıraktığın imajı da mı hesaplayamıyorsun be arsız karakter.

Bencil ruhunu ortaya serptin de, herkesin aklıyla oynama yetkisini kendinde nasıl bulabiliyorsun. Küçük beyninin arkasında neler var, tilki ordusunun kuyrukları birbirine dolanmış farkında değil misin? Unutulmamalıdır ki aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz. Yaptıkların söylemlerinle tamamen ters ise, biraz düşünme kabiliyeti olmalı insanın. Kendini güldürmeyi adet edinmiş ve ondan besleniyorsan söylenecek tek söz yok. Lakin, yalnızca kendin gülüyorsan ciddi bir vaka olduğunu da kabul etmelisin. Bu kadar yırtınıp kendini kabullendirme derdine düşmen bile inan ki o malum hastalığın bir kanıtıdır.

Giyinmişsin etiketli urbayı, düşmüşsün ortalığa ahkam kesiyorsun, hadi oradan sende. Karşındakinin adabından sustuğunu dahi anlayamayacak kadar da beyin özürlüsün. Çünkü bir gün herkes aslına rücu eder. İşte o zaman yalnız kalacağın ihtimalini sakın aklından çıkarma.

Hani denir ya az olsun benim olsun. Ya da her şeyin azı makbuldür. İnanın ki sözün de azı makbuldür. Çok laf,  boş laf. Çırpınmak boşuna, herkes herkesten çok daha akıllıdır. Birilerini kandırdığını zannedenler aslında kendilerini kandırıyor sözünü özlü sözler notuna düşmelidirler. Saygılarımla..

Yasemin Eryıldız

Tarım Kredi Kooperatifi Geri Gelmeli

MHP Şile İlçe Başkanı Mustafa Pıçak, Tarım Kredi Kooperatifinin yeniden Şile’ye gelmesi için girişimlerde bulundu.

MHP Şile İlçe Başkanı Mustafa

Pıçak Şile’nin muhtarlarından aldığı imzalarla birlikte müraacatlarını

bizzat Ankara’ya yaptıklarını anlatırken konuyla ilgili şunları söyledi.

“Geçtiğimiz yıllarda ekonomik nedenlerden dolayı Şile de bulunan Tarım Kredi Kooperatifi Kartal ilçesine taşındı.

 Köylerimizde Tarım ile uğraşan köylümüz Tarım Kredi Kooperatifinden yararlanamaz oldu. 57 köyümüz Tarım ve Hayvancılık ile uğraşmakta. Tarım Kredi Kooperatifi tekrar Şile ye açılırsa tarımsal faaliyetler de artacaktır. Ülkemizin %50 kırsalda. Yani tarım ve hayvancılık ile uğraşmakta. Dolayısıyla Türk ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanmaktadır. Tarımın ekonomik bünyesinin Türk ekonomisinin güçlenmesi demektir.Şile de genellikle küçük çiftçi hakimdir. Modern tarımda toprak ve iş gücünden başka birçok üretim araçlarına ihtiyaç vardır. Bu nedenle küçük çiftçiye en uygun şartlarda krediyi Tarım Kredi Kooperatifi sağlamaktadır. Ülkemizde küçük çiftçi nin sorunu milyonlarca çiftçinin sorunudur. Bu sorunu çözebilecek tek merci Tarım Kredi Kooperatifi dır. 

   Bu sebeplerden dolayı Genel merkezi Ankara da bulunan Tarım Kredi Kooperatifi Merkez Birliği ne Muhtarlarımızdan aldığımız imzalarla müracaat ettik. Talebimiz olumlu karşılanıp bir an önce Şile ye tekrar Tarım Kredi Kooperatifi açılır” dedi.

Şarlatan Değil de Nedir?

Şarlatan · taklagiller familyasının bir üyesi diye geçer ekşi sözlükte. Yani halk arasında taklaya getirmek denir ya işte ondan.

Aslında bu özel kelime farklı cümlelerde de kullanılabiliyor. Mesela çok konuşup boş konuşan kişiler içinde kullanılır. Bir de yalancılar ve kendinde olmayanı olmuş gibi gösterip, karşı tarafı taklaya getirenler için kullanılıyor.

Sosyal medya hesabımda “şarlatan kelimesini muhtarla yan yana kullanabilir misiniz” diye bir paylaşımda bulundum. Tabiiki de asla. Bence bu iki kelime yan yana gelemeyecek iki kelimedir. Nedeni ise “muhtar;” öncelikle seçilmiş kişi olmanın ayrıcalığını taşıdığı gibi sorumluluğunu da taşıyabilen olmalıdır.

Muhtarlar; günümüzde Cumhurbaşkanından sonra mührü olan tek seçilmiş kişidir.  Mahalleyi ve köyü temsil eder, sorunlarda çözüm mekanizmasında ana arter sayılır. Sözüne itimat edilir, güven aşılar.  

Yani muhtar sıradan değil, önemli bir kişilik ve makamdır. O yüzdendir ki Cumhurbaşkanımız muhtarlara bu denli önem verip, onure etmektedir.

Muhtarı tanımlarken, doğru, dürüst ve güvenilir kelimelerini kullandık. Güvenilir olmak için sözünün eri, konuştuğunun arkasında duran, mahallesini temsil eden örnek bir kişilikten bahsediyoruz. Muhtar, eğer bu kişiliğe aykırı davranışlar sergiliyorsa, sözleri ve davranışları arasında tutarlılık yoksa o muhtar makamını yeterince temsil ediyor mu sizce?

Konuşunca bol keseden atıp, uygulamada farklı kimlik sergiliyorsa yalnızca kendini değil, temsil ettiği makamı ve mahalleyi de zedelemez mi?

Saygın bir kuruma gölge düşürmez mi?

Seçilmek için verdiği sözleri, üstlendiği sorumluluğu yerine getirmediğinde çok konuşup boş konuşmuş olmaz mı?

İntiba ve itibardan bihaber olup makamını şahsi egosu uğruna kullanırken görevinin hakkını vermediği halde düzgün profil çizmesi taklagillerden sayılıp şarlatanlık sayılmaz mı? Devletin kendisine verdiği yetkinin bilincini taşımayıp, makam ve mevkisini şahsi egosu için kullananlar doğru adreste mi sayılırlar?

Yazılana açıklama bekleyenler, okuduklarını analiz edecek kapasite de ise; çevresindeki şarlatanı zaten bulacaktır. Ne demiş atalarımız lafın tamamı akıllıya anlatılmaz mış…

Görevini layıkıyla yapan tüm muhtarları tenzih ediyor, saygılarımızı sunuyoruz.

 

AYGAD Ahmet Başkanla Devam Kararı Aldı

AYGAD (Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği olağan Genel kurulunu gerçekleştirdi. AYGAD mevcut başkan Ahmet Işıkdağ’la devam kararı aldı.

Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği 26-12- 2021 Pazar günü gerçekleşen olağan genel kurulunda Başkan Ahmet Işıkdağ, güven tazeleyerek yeniden başkanlığa seçildi. Mesleki açıdan eğitime oldukça önem verdiğini vurgulayan Başkan Işıkdağ, yeni yönetimi ile birlikte gazetecilerin iletişim konusunda daha etkili olabilmeleri için ‘yabancı dil öğrenimi’ni ilk hedefi olarak belirtti.

Anadolu Yazarlar ve Gazeteciler Derneği’nin (AYGAD), Olağan Genel Kurulu 26 Aralık 2021 Pazar günü dernek binasında gerçekleştirildi. Yapılan kongrede; divan üyeleri seçildikten sonra gündem okundu ve seçime gidildi.

Yoğun katılımın sağlandığı kongrede başkan Ahmet Işıkdağ, ikinci dönemine seçilirken; yönetim kurulu ekibine de yeni isimler katıldı.

Başkan Işıkdağ; üyelerden daha katılımcı ve aktif bir yol izlemelerini belirterek şöyle konuştu: “Derneğimizin mücadelemizde daha emin adımlar ile yürümek için maddi olarak değil, manevi ve fikren tüm gazeteci arkadaşlarımın yanımızda olmasına, birlik olmamıza ihtiyacımız var. Katılımcı bir sistem ile derneğimizin sesi daha gür çıkacak ve daha başarılı çalışmalara imzalar atacağız. AYGAD olarak gerçekleştirdiğimiz birçok projemiz oldu. Pandemi nedeni ile maalesef yapamadığımız projelerimiz de oldu. Yeni bir döneme hep birlikte ‘merhaba’ diyoruz. Yeni yönetimimizde; kadın gazetecilerimizin de olduğu daha katılımcı bir anlayış ile yolumuza devam edeceğiz. Mesleki açıdan her zaman önceliğimiz eğitim oldu. Bu dönemde de çalışmalarımız devam edecek. Yabancı dil ile ilgili de önemli bir adım daha atacağız”

Yapılan kongre sonucuna göre;

Başkan Ahmet Işıkdağ

YÖNETİM ASİL

1.Vural Dağtekin

2.Bilal Parlak

3.Tahsin Kara

4.İbrahim Temel

5.Nevin Özbar

6.Sevilay Dursun

7.Süleyman Hilmi Eren

8.Kenan Baylan

9.Fırat Aydınay

10.Halil Yaşar

11.Olgun Kızıltepe

12.Necmettin Sezen

13.Yasemin Eryıldız

YÖNETİM YEDEK ÜYELER

1.Bülent Çimen

2.Kasım Kılıç

3.Burhan Işıkdağ

4.Hakan Yetişkin

5.Halil Topal

6.Abdullah Kaptan

7.Gizem Çelik

8.Yusuf Özgür Bülbül

DENETİM ASİL

1.Müslüm İnan

2.Hava Güney

3.Gülay Kılıç

YEDEK

1.Emrullah Beşiroğlu

2.Seçil Eskioğlu

3.Erdem Talaş

DİSİPLİN ASİL

1.Kubilay Öztürk

2.Enver Tuksal

3.Yaşar Kaba

DİSİPLİN YEDEK

1.Taha Doğukan Yıldırım

2.Musa Has

3.Tevfik Erk

Hz. Mevlâna, ‘Şeb-i arus’ Törenleriyle Anıldı

Şile Belediyesi Hz. Mevlana Celaleddin Rumi’nin vuslata kavuşmasının 748. yılı anısına düzenlediği programla anıldı.

İnsan sevgisini merkeze alan Hz. Mevlâna’nın vefatının 748’nci yılı, Şile Kültür Merkezi’nde 16 Aralık Perşembe 19.30’da Şile Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Hz. Mevlâna’nın 748’nci Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri’ kapsamında gerçekleşen Şeb-i Arus töreniyle anıldı. Koronavirüs (Covid-19) tedbirleri kapsamında düzenlenen anma programına, Şile Kaymakamı Mehmet Nebi Kaya, Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı ile Şile İlçe Müftüsü Metin Akbaş, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı: “Hz. Mevlâna Bize Her Nefeste İyi Olmayı Öğütler.”

Törende konuşan ve ölümünün ardından 8 asır geçmesine rağmen, Mevlâna maneviyat ve marifetinin bugün de insanlığa söyleyeceği çok şey olduğunu vurgulayan Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı, “Yüreklerimizdeki maneviyatın arttığı, dostluğumuzun ve kardeşliğimizin pekiştiğine olan inancımla Şeb-i Aruz özel programımızda buluştuk Bize her nefeste iyi düşünceler, iyi davranışlar içinde olmayı öğütleyen Hz. Mevlâna, bunu temin etmenin yolunu da gösteriyor. Eserlerindeki görüşleri ve anlatımları, Hz. Mevlâna’nın ihsanı derinden işlediğini ve yaşadığını göstermektedir. Aklın ve kalbin beraberliğinde gönüllerde sevgi, hoşgörü ve tevazuu mayalayan Hz. Mevlâna, sanat, zarafet ve edebiyatta derin tesirler bırakmıştır.” dedi.

“Vakt-i Şerif Hayrola” Şeb-i Arus Töreni·”nde Muhteşem Sema Gösteri·si·

Şile Kültür Merkezi’ndeki anmada “Vakt-i Şerif Hayrola” Şeb-i Arus Töreni,  genel sanat yönetmeni Salih Bilgin, müzik direktörü: Birol Yayla, postnişin Hüseyin Erek, Neyzen Başı Salih Bilgin, semazen başı Hasan Oruç ve kudümzen başı Kamil Bilgin’den oluşan Hezarfen San’at Topluluğu tarafından gerçekleştirildi. Gösterinin ardından sahneye çıkan Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı sanatçılara çiçek takdiminde bulundu.

‘Şeb-i Arus’ Nedir?

30 Eylül 1207’de Afganistan kenti Horasan’ın Belh şehrinde doğan Hz. Mevlâna, 17 Aralık 1273’te Konya’da vefat etti. Hz. Mevlâna, ölüm gününü yeniden doğuşu ve sevdiğine yani Âllah’a kavuşmak olarak kabul ediyordu. Öldüğü güne ‘düğün gecesi’ anlamına gelen ‘Şeb-i Arus’ dediği için de Mevlevilikte, Hz. Mevlâna’nın öldüğü gün, ‘Şeb-i Arus’ olarak kabul edildi.

Fark Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Aykan Çiçek Faaliyetlerini Yaşama Dair Programında Anlattı

Fark Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Aykan Çiçek Faaliyetlerini Yaşama Dair Programında Anlattı

Doğuş Tv ekranlarında yayınlanan Yaşama Dair Programına konuk olan Fark Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Aykan Çiçek Moderatör Nergis Süslü’nün sorularını yanıtladı.

Fark Yapı İmtiyaz sahibi Çiçek, markalarının nasıl ortaya çıktığını ve nasıl büyüdüğünü mikrofonlarımıza anlattı.

Aykan Çiçek, mülk sahibi olmak isteyenlerin madur olmamak adına nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini ve almaları gereken önlemleri de söyledi.

2022 yılından beklentilerini de aktaran Çiçek, tüm vatandaşların yeni yılını kutladı.

Şile, Toprak Ana Gününde Küçük Aile Çiftçisiyle Buluştu

Şile Belediyesi Toprak Ana Günü etkinliği ile geleneksel tarım meraklılarını ve küçük aile çiftçilerini bir araya getirdi.

İstanbul’un ilk ve tek Yeryüzü Pazarı olan Şile Yeryüzü Pazarımızda düzenlenen toprak ana günü programında çiftçiler ve alıcılar bir araya geldi.

Şile köylüsünün kendi emekleriyle geleneksel yöntemlerle ürettikleri ürünlerini aracısız bir şekilde tezgahlarda sergilendi.

Uluslararası Slow Food Hareketi tarafından her yıl 10 Aralık’ta tüm dünyada kutlanan Toprak Ana Günü, Şile’de de özel bir programla anıldı. İstanbul’un tescilli tek yeryüzü pazarı olan Şile Yeryüzü Pazarı’nda Şile Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikte, Şile’ye özgü yöresel lezzetler, farklı reçetelerle hazırlanmış geleneksel tarifler, geleneksel üretim teknikleriyle yetiştirilmiş mevsimlik sebze ve meyveler meraklılarıyla buluştu.

Yoğun bir katılıma sahne olan etkinlik, Şile Belediyesi Müzik Okulu’nun müzikal dinletisiyle başladı. Özellikle tadım noktaları ve atölyeler ziyaretçiler tarafından beğeniyle takip edildi.
 
Atölyeler Rengarenk!
Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen katılımcılarla renklenen etkinlik, doğal ve sağlıklı gıda meraklıları açısından farklı bir deneyime dönüştü. 
 
Küçük Aile Çiftçiliği modelinin İstanbul’da ki en önemli örneği Şile Yeryüzü Pazarı. Sürdürülebilir, geleneksel ve doğal tarımın tüm dünyada büyük ilgi gördüğünü belirten Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı; “Biliyorsunuz ki Şile Yeryüzü Pazarı, İstanbul’un ilk ve tek, Slow Food tescilli Yeryüzü Pazarı olma özelliğini taşımaya ve bu marka değeri temsil etmeye devam ediyor. Küçük aile çiftçiliğinin İstanbul’da ki en önemli örneği olan Yeryüzü Pazarımızda, yine Slow Food hareketinin kuruluş yıl dönümü vesilesiyle kutlanan Toprak Ana Günü etkinliğimizde sizlerle ve üreticilerimizle bir aradayız. Bugün burada farklı standlarda farklı atölyeler ile ilçemizin geleneksel lezzetlerinin farklı dokunuşlarını tadımlayacağız.

Yine İstanbul’un gıda alanındaki tek coğrafi işaretini alan Şile Kestane Balımızın tadına hep birlikte bakacağız. Şile Belediyesi olarak önümüzdeki dönemde tarımsal üretim, tarımsal kalkınma alanlarında da bir dizi çalışmamız ve üreticilerimize bir dizi desteğimiz olacak. Şile’nin İstanbul için geleneksel değerlerin korunduğu, anadolu kültürünün yaşatıldığı bir destinasyon olması noktasındaki gayretlerimize devam edeceğiz. Katılım sağlayan atölyelerimize, misafirlerimize, hemşehrilerimize ve üreticilerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Şile, İstanbul’un en önemli gastronomi noktalarından biridir.
Etkinlikte yer alan tadım noktaları, ilçeye özgü yöresel lezzetleri, pazar üreticilerinin bahçelerinde yetiştirdikleri ürünleri farklı reçetelerle harmanlayarak katılımcılara birbirinden lezzetli tatlar sundu.