Dünyadakinden Farklı Olarak Deprem Gerçeği ve Müteahhitlik Algısı

Merkezi Kahramanmaraş olmak üzere 10 İlimizi etkileyen deprem gerçeğine Şile’de müteahhitlik yapan Osman Hacıosmanoğlu, yaşanan depremlerin ardından konuyu müteahhitlik açısından ele aldı.

 Deprem bir doğal afettir. Dünyanın neredeyse her ülkesinde de olabilmektedir. Ancak bizde depremden çok konuşulan ama yanlış konuşulan şey depremlerden sonra ve önce konuşulanlardır. Afeti sadece müteahhit hatalarına bağlayarak, deprem felaketlerinde en büyük maddi zararı ve insan kaybını veren ülke olarak tarihe geçmemize, gerçek hatayı konuşmamıza ve çare bulmamıza da engel olan bir durum olarak karşımıza çıkan bir durum oluşturuyor.

      Sırayla bakalım olaylara: Bir arazi bir inşaata ve ardından yaşanılabilir bir konuta nasıl dönüşüyor. Bu aşamalarda kim yetkili? kim yetkisiz? Bir doğal afet te kim ne kadar hatalı yada kim en başta hatalı, yada ilk hatayı düzeltebilirsek bu felaketlerden etkilenme oranını ne kadar düşürebiliriz. Bakmayın deprem olaylarında müteahhitlerin suçlanmasına,selde de,fırtınada da,kasırgada da yine o ilk ve asıl suçlu olanları koruyup kollayan ve asıl hataları yapan o zalimler ortaya çıkmıyor mu, kendilerini aklamıyor mu?

      Bakalım şimdi; ne nasıl oluyor. Bakir bir arazi nasıl oluyor da insanları yutan canlarını alan koca yıkımları oluşturan yaşam alanı dediğimiz kon utlara nasıl dönüşülüp canavarlaşıyor.

-Bir arazi ilgili belediyenin yada Bakanlığın isteği doğrultusunda ihtiyaca binaen İmara açılıyor. Burası tarım arazisi olabilir,sulak bir bataklık olabilir,kayalık bir arazi olabilir,dere yatağı olabilir, ormanlık bir arazi vs olabilir.Bu arazi şahsa ait bile olsa bakanlık sizin rızanız dışında burayı imara açabilir.Öncelikle belirtelim ki bu alanların tamamında binalar yapılabilir.Bunun  yapı şekillerini oluşturursunuz binayı yaparsınız.bakınız Boğazın ve birçok denizin içerisinde çıkılan dev kuleler üzerinde köprüler yapılıyor ve üzerinde yüzyıllarca onlarca tonluk araç ve insan yığınları geçiyor.

-Arazi imara açılırken ilgili kurum bu arazinin zemin yapısına göre bir imar durumu belirlemek zorunda ve yapıyor. Diyor ki burada şu şekilde bir yapı yapılabilir. Birçok kısıtlama koyup bir plan oluşturuyor.İlçe belediyeleri bu alanları bakanlık mevzuatına ve imar kanunlarına göre hazırlayıp Büyükşehir Belediyelerine onay katıyor. Büyükşehir olmayan ilçeler bunları kendileri hazırlıyor. Bu planlar bakanlığın ve yasaların öngörüsünün dışında çıkamaz.Büyükşehirler ve Bakanlıklarda kendileri oluşturuyor ve bunlarda belli mevzuatlara göre yapıyor bu planlamaları.

-Sonra siz müteahhit olarak yada sıradan bir vatandaş olarak bu araziler üzerinde konutlar veya işyerleri inşa etmek istiyorsunuz. İlk yaptığınız imar durumunu öğrenmek için İlgili belediyeye müracaat eder.Sonra bu belge ile bir mimarlık ofisine başvurursunuz yada kendinizin böyle bir ekibi varsa proje çalışması için işe koyulursunuz.İlk iş bir haritacı yönlendirip arazinin kesin yerini öğrenmek yani halk tabiri ile arsanın kazıklarını çaktırmak.Bundan sonra bir jeoloji mühendisinden zemin etüdü yapması için yardım almak.O rapora göre proje oluşturursunuz.Zemin yapısına göre oluşturduğunuz mimari proje bir inşaat mühendisi vasıtasıyla birde statik proje yani demir donatı ve beton aksamlarını oluşturan projeyi hazırlarsınız.Belediyeye avan proje olarak sunarsınız.

      Burada ;

  1. Belediye o zeminde öyle bir bina oluşturamayacağınızı söyler ve size gerekli mevzuatı anlatır
  2. Varsa donatı ve yapı eksikliklerinizi anlatarak düzeltmeniz için dosyanızı iade eder
  3. Tamamdır bu şekilde projenizi oluşturup müracaat edin der.

Sizde zemine uygun bir proje oluşturduğunuzu düşünerek esas projenizi detaylı bir şekilde hazırlarsınız.(tabii vatandaş evini kendi yapacaksa o daha sorumsuz ve hukuka güvenerek bu işi bir sözleşme karşılığı mimar eliyle yetkililere teslim eder)Projeniz onay alır ve resmi süreç başlar bunun  için size önce ruhsat harçlarını ödemeniz söylenir. Sonra YAPI DENETİM FİRMANIZIN belirlenmesi için bakanlığın sitesinden müracaatla ,parasını sizin ödeyeceğiniz ama yetkisini ve firmasını bakanlığın tayin ettiği bir yapı denetim firması bakanlıkça projenize atanır.Buna itiraz edebilirsiniz ama yeni başvurunuzda aynı şekilde olacağı için sonuç değişmez yine bakanlık yetkilidir ve yine aynı yol izlenir.Projeniz onaylanır yapı ruhsatınız çıkar.

-Buraya kadar olan işlemlerde sizin tek yetkiniz para ödemek. Müteahhitte olsanız aynı vatandaşta olsanız aynı.Ruhsatınızı aldınız işe başlayacaksınız.Artık her şeyiniz yetkililerce kon trol edilmiş projenize son hali verilmiştir.Proje dışına çıkamazsınız.proje harici kolon ilavesi yapamazsınız,merdivenin yerini değiştiremezsiniz,katları alçak yada yüksek yapamazsınız,beton kalitenizi değiştiremezsiniz (Kaliteyi yukarı arttırabilir ama düşüremezsiniz) demir donatıda değişiklik yapamazsınız,TEMEL değerlerle oynayamazsını.Çünkü yapı denetim firmanız buna izin vermez Belediye kontrolörleri buna izin vermez.Daha doğrusu vermemeliler.Temeli hazırladınız demir donatı hazır.Yapı denetim firmanızı aradınız geldiler kontrol ettiler

a) Eksiklikleri tespit eder düzeltmenizi isterler

b) Demir kalite kontrolünü yapar demirin uygunsuz olduğunu standartlara uymadığını söyler işi durdururlar.(Bu aşamada siz faturanızı ve demirinizi aldığınız firmaya dava açıp tüm zararınızı tahsil edebilirsiniz. Bu uzunda sürse hiçbir zararınız olmaz)

c) Her şey tamam Temel betonunu dökebilirsiniz derler ve betonu beton firmasından istersiniz.

d) Beton gelince Yapı denetim firması da orada hazır olmak zorunda ve her araçtan yani beton mikserinden beton temele dökülmeden numune almak zorundadırlar. Alırlar ve hızlı bir şekilde laboratuar sonuçlarını size ve beton firmasına ulaştırmak zorundadırlar. Ancak bu sonuçlar düşük çıkarsa ve beton mikserinden alındığı için tamamen Beton firmasının sorumluluğunda olduğundan siz beton firmasından her türlü zararınızı tazmin edersiniz. Bu uzun sürse de sonuç değişmez. Esas olan yapı denetimin aldığı laboratuar sonuçlarıdır.

e)Tabii bu arada bir sorun oluşuyor . Yapı denetim firmaları demir ve beton numunelerini aynı anda alıyorlar. Beton döküldükten sonra demir numunesi uygunsuz çıksa sizin demir firmasından tazmin edeceğiniz şey hakimin taktirine göre sadece demir parası ve işçiliği olabilir. Oysa betonunuz heba olmuştur. Çok ağır bir işçilik sorunuyla karşı karşıya kalırsınız.

Ancak genel olarak bu durumu yapı denetim firması, demir firması ve beton firması kendi arasında müteahhitten bağımsız ayarlarlar.

Bu aşamada böyle tamamlandıktan sonra asıl aşamaya geçilir. Temel dökülür su basmanda aynı şartlarda dökülür ve belediyeye müracaatla TEMEL ÜSTÜ RUHSATI için müracaat edilir. TEMEL ÜSTÜ RUHSATI ALINMADAN İNŞAAT RESMEN BAŞLAMAMIŞ SAYILIR.Ama bizde temel üstü ruhsatları genelde iskan alınırken aynı anda hazırlanır.

TEMEL ÜSTÜ RUHSATI İÇİN kontrole gelen belediye kontrolörleridir. Bunu da Yapı denetimin raporu sonucu işlem tesis etmek için bizzat belgelere bakarak ve yerinde tespit ederek hazırlarlar.

Bu işlemi yaparkende başvuru evraklarınız arasında yapı denetimin raporları olmak zorunda (yani Demir ve beton donatı raporlarınızda olmak şartıyla. Diğerleri teknik işler)Bunlar tamamsa Temel üstü ruhsatınız onaylanır ve inşaata başlayabilirsiniz denir. Bakın devam edebilirsiniz değil başlayabilirsiniz. Hatta bazı belediyeler ayrıca bir Temel ruhsatı da talep edebiliyor.

aslında başkalarının düzenine planına göre iş yapmak zorunda olan ve çıkan sonucun bedelini de ilk olarak ödemekle yükümlü bir zavallı iş adamısın.

      Bundan sonrası müteahhidin işi. İster çalar ister adam gibi iş çıkartır. Çalarsa yaptığı iş kalitesi olur ucuz satar. çalmazsa adam gibi iş yapmış olur pahalı satar kalitesi artar.Ama bundan sonrasında müteahhidin çaldığından dolayı bina yıkılmaz.

      Şimdi gelelim işin sonuna bina tamamlandı. İskan alacaksınız müteahhit iskana müracaat etti. Nereye belediyeye.

a)Bir gün sigorta eksiğiniz varsa iskan alamazsınız.

b)Binanız onbeş cm yüksekse iskan alamazsınız

c)Bahçe duvarlarınız projeye uygun yapılmamışsa iskan alamazsınız

d)Çatıda kiremit çizip başka malzeme kullandıysanız iskan alamazsınız

e)Isı yalıtımını düzgün yapmadıysanız iskan alamazsınız

f)Balkonunuzu ahşapla uzatırsanız üstünü kapatırsanız iskan alamazsınız

g)Açık yada kapalı otoparkınızda eksik varsa iskan alamazsınız.

h)Pencereleri büyütmüş yada küçültmüşseniz iskan alamazsınız.

I)Yapı denetim işbitirmeyi tamamlamazsa iskan alamazsınız

AMA BUNLARIN HİÇBİRİNİ YAPMAMIŞTA OLSANIZ AMA BETONARME YAPIMINDAKİ SÜREÇ NORMAL İŞLEMİŞ OLSA,YANİ SİZİN MÜĞTEAHHİT OLARAK YETKİNİZİN OLMADIĞI VE SORUMLULUĞUNUZUN PARA ÖDEMEKTEN BAŞKA OLMADIĞI O SÜREÇ DÜZGÜN TAMAMLANMIŞ OLSA ŞU SON YAZDIĞIM HERŞEY YAPILMAMIŞ OLSA BİNANIZDE EN UFAK BİR ÇATLAK OLMAZ BİNANIZ YIKILMAZ.

Diyelim ki o eksiklikleriniz de yok.Belediye Kontrollerini yaptı Yapı kullanma izin belgenizi (İSKAN) verdi.Sizde vatandaş olarak daire aldınız ve yıkıldı.

EVET ŞİMDİ SIKI DURUN TÜM O HIRSIZLAR, UTANMAZLAR, CAHİLLER, SORUMLULUĞUNU UN UTAN SORUMSUZLAR EVLERİNDE UYURKEN SİZ HIRSIZ VE KATİL BİR MÜTEAHHİT OLARAK EVİNİZDEN ALINIR YADA SORGU SUALSİZ SOKAKTA HAVAALANINDA TUTUKLANIR LİNÇ EDİLİRSİNİZ.

PEKİ SORALIM. KENDİ EVİNİ AYNI KURALLARA VE AYNI SORUNMLULARIN AYNI İZİNLERİNE BAĞLI OLARAK YAPAN ALİ AMCANIN , AYŞE TEYZENİN,EVİNİN YIKILMASINDAN SİZ DEĞİLDE BİZMİ MÜTEAHHİTLER Mİ SORUMLUYUZ.SİZ KATİL DEĞİLSİNİZDE BİZ Mİ KATİLİZ.SİZ HIRSIZ DEĞİLSİNİZDE BİZ Mİ HIRSIZIZ.SİZ NAMUSSUZ DEĞİLSİNİZ DE BİZ Mİ NAMUSSUSUZ.

SİZ B U ŞEKİŞLDE KENDİNİZİ KORURKEN BİR SUÇLU ARIYORSUNUZ. BÖYLE DEVAM EDERSE ÇOK BİNA YIKILKIR, ÇOK İNSAN ÖLÜR AMA SORUN ASLA ÇÖZÜLMEZ. SİZ KENDİNİZE DOKUNMADIKÇA YADA MASUM VATANDAŞ DOKUNULMASI GEREKENLERİN SİZLER OLDUĞUNU ANLAYAMAZSA ÇOK CAN ÇOK MAL KAYBEDERİZ.    

 Yani, tüm bunlara müteahhit olarak sizin tesir etmeniz mümkün değil. Yetkinizde yok sürece müdahale hakkınızda yok. Hele bir belediye düşünün ki Yapacağınız inşaata Bodrum kat yapmanıza müsaade etmiyor ve yasaklıyor.Yani binayı asıl ayakta tutacak bodrum katı yapamazsın diyor.Sen müteahhitsen aslında başkalarının düzenine planına göre iş yapmak zorunda olan ve çıkan sonucun bedelini de ilk olarak ödemekle yükümlü olan  zavallı bir iş adamısın.

      İmardaki yanlışı baştan durdurursanız, sadece Doğal afetin sonuçlarına maruz kalırsınız.Ama bu şekilde doğal afetin yıkım gücünü arttırıyor asıl suçluları saklayarak ve koruyarak yeni felaketlere kapı aralıyorsunu unutmayın selde de binalar yıkılır.Ama o zaman Müteahhidi de suçlayamazsınız BİLİN İSTEDİM

hakkında Yasemin Eryıldız

Ayrıca Kontrol Et

Anadolu Ümraniye’de Buluştu: Binlerce Kişi Yöresel Günler Festivaline Akın Etti

Ümraniye Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen ve 20 gün sürecek olan Yöresel Günler …

1987’den Sonra Bir İlk Daha 

Şile Belediyesi, altyapı faaliyetlerinde de vatandaşların ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için çalışmalarını sürdürüyor. 782 …

Yeni Tam Donanımlı Hasta Nakil Ambulansı 7/24 Görev Başında

Şile Belediyesi, sunduğu hizmet kalitesini artırabilmek için teknik donanımlı hizmet araçlarının sayısını yükseltmeye devam ediyor. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir