Söyleseler inanmazdım, hala da inanmakta güçlük çekiyorum. Bugün İmar Müdürü ile görüşmek için önce telefon açtım ve randevu aldım. Akabinde İmara gittim benden önce gelen birkaç kişi olduğunu ve oturduklarını gördüm. Görevliler, müdür beyin sırayla gelenlerle görüşüp, ardından beni kabul edebileceğini söylediler. Memnuniyetle ve saygı duyarak beklemeye başladım. Kapıda bir buçuk saate yakın bir zaman sıramı bekledim, beklerken Belediye Meclis Üyesi Mimar Muğdat Türel yanında (muhtemelen müşterisi) biriyle benim yanımdan geçerek, ne bekliyorsun deyip üstelik havasını da atarak İmar Müdürünün odasına daldı. İçerde müdür beyle muhtarlar olmasına rağmen geçip rahat rahat oturdular. Muhtarların görüşmesi bitip onları uğurlayan Müdür bey, Muğdat Türel’e sırada Yasemin hanım var dediğini bizzat duymama rağmen verilen cevabı duyamadan kapı kapandı.
Moralimin bozulmasıyla birlikte dışına çıktım, durumumu fark edenlere olayı anlattım ve enteresandır ki aldığım cevaplar hep aynıydı. “O bunu hep yapıyor zaten, bilmiyor musunuz” Pes doğrusu….
Bilmiyorum, bilmekte istemiyorum. Böyle sırf meclis üyesi, imar komisyonu başkanı vs. gibi etiketleri kullanıp, dingonun ahırına girer gibi bir makam odasına girilmeyeceğini bilmeyecek kadar aciz değilsiniz. Sırada her kim olursa olsun müsaade almadan onun önünden geçip hak gaspı yapamazsınız. Bu davranışından dolayı, kendilerini kınıyorum.
Haddini aşarak, adabı muaşeretten bihaber, saygısızlık boyutunda insanları hor görüp, kendini kaf dağında zanneden zihniyetlerin ne ilçelerine, ne de memlekete zerre kadar faydası olur. Değil meclis üyesi, o davranış şeklini ne belediye başkanı, ne başbakan ne de eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı yapar. Peki Sayın Muğdat Türel siz kendinizi nerede zannediyorsunuz ve bu yetkiyi kimden alıyorsunuz merak ettim doğrusu.
Bu arada, Sayın Cumhurbaşkanının bir açıklamasını da hatırlatmak lazım. “Hiç kimse etiketini kullanarak, halkı ezmeye kalkmasın” demişti. Muğdat bey bırakın sıradan halkı, bir gazeteciyi bile çok rahat bir şekilde ezdiğini düşünüp, dışarı çıktı ve bana fütursuzca bir şekilde “seni arıyorlar içerden” diyerek, pişkinliğini bir kez daha ortaya koydu. O anda kendisine çok yanlış yaptığını söylememe rağmen arabasına doğru gitti, ruhu bile duymadan.
Makamlar gelip geçicidir, önce insan olmayı öğreneceksin, saygıyı, adabı, edebi ve haddini bileceksin ki yarın makam elinden gittiğinde yalnız kalmayasın.
Düşünür ne demiş; Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.”
Netice olarak yakışmadı sana Sayın Meclis üyem

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.