Hayatımızın olmazsa olmazı duygularımızdır. Zaman zaman duygularımızı yok saysak da, bastırsak da duygularımız yaşamımızın her anında olmaya devam edecektir.
Duygularla hareket etmek ya da duygusal kararlar vermek hep bir zaaf olarak görülür. Oysa her kararımızda ve her davranışımızda biz istesek de istemesek de duygularımız vardır.
Duygularımızı yok sayamayacağımız gibi onlardan bağımsız da olamayız. Önemli olan duygularımızın bilincinde olmaktır.
Duygularımızın bilincinde olmak ise duygusal farkındalık ile başlar. Kişinin kendi duygularını fark etmesi ve anlamlandırması aynı zamanda duygusal zekanın bir göstergesidir.
Duygusal zeka olarak geçen EQ kavramının son yıllarda psikoloji biliminde oldukça önemli bir noktaya geldiğini görmekteyiz.
Bireylerin başarı ve yetenekleri daha önceleri IQ ile yani matematiksel zeka ile değerlendirilirken artık insan yaşamını sadece mantık ve matematik boyutuyla değerlendirmenin yeterli olamayacağı görüldü.
Beynimiz sağ ve sol olmak üzere iki yarım küreden oluşmaktadır. Sol beynimiz mantık ve düşünce ile ilgili işlevler görürken sağ beynimiz ise duygularımızla ilgili alanı oluşturur.
Dolayısıyla düşüncelerimizi yok sayamacağımız gibi duygularımızı da kabul etmemek mümkün değildir.
Duygusallığı güçsüzlük ve zayıflık olarak görmek yerine duygularımıza odaklanarak kendimizi geliştirebiliriz.
Duygularımızı fark etmek kendimizi de tanımamızı sağlayacaktır. Duygularını bastıran ve yok sayan kişiler aynı zamanda kendilerinden de uzaklaşmaktadırlar.
Duyguları ile barışan bir kişi aynı zamanda kendisiyle de barışmış demektir. Kendi ile barışık olan çevresiyle de barışık olur.
Duygularımız yaşamımızda bizim için bir anlamda yol göstericidir. Bir şeyler yolunda gidiyorsa olumlu duygular yaşarız. Yolunda gitmeyen bir şeyler varsa da negatif duygularımız ortaya çıkar.
Duyguların farkında olmak neyin yolunda gidip gitmediğini bize gösterir. Dolayısıyla da duygularımızın fark ettikçe kişisel bilincimizde artacaktır.
O halde duygularımızdan kaçmak ve uzaklaşmak yerine duygularımızla barışmayı tercih etmeliyiz.
Duyguları fark etmek sadece kişisel gelişimimizi sağlamakla kalmaz aynı zamanda mutluluğumuz içinde önemli bir rol oynar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.